NURHAK'IN ÖZGÜR İNTERNET GAZETESİ

Nurhaklıların Gören Gözü, İşiten Kulağı, Söyleyen Dili!... Nurhak'ın Özgür Portalı, Aydınlık Yüzü |www.nurhak.org|

[NURHAKIN ÖZGÜR PORTALI! SİZİN SESİNİZ!]|www.nurhak.org|

Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Nurhak Portal Konu Bilgileri
Konu Başlığı
F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM
Sizden Başka
Bu forumu gezen kullanıcılar: Yok
Bu konuyu Paylaş?veya Seçenek Göster!
Gözle

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1(ala) F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 18/3/2008, 14:23




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
Son birkaç yılda cezaevlerinden azımsanmayacak sayıda devrimci tutsak tahliye oldu. Çıkanlar yönünden yeni koşullara adaptasyon sorunuyla birlikte, çok daha fazla göze çarpan bir olgu, mücadeleyi terk, düşünsel bir uzaklaşma olmasa da önceki konum ve duruşunun gerisinde bir yerde durmayı seçme, devrimci yorgunluk ve mültecileşme eğiliminin tekrar güç kazanmış olmasıdır. ÖO gibi bir eyleme katılmış, uzun soluklu direnişlerde yer almış, değerli bir devrimci komünist mücadele geçmişine sahip olan kişilerin dahi yaprak dökümünün dışında kalamayışları, içerden çıkanlara soru dolu bakışlara yol açıyor. Mücadeleyi terk veya kenarda durma biçimindeki tutumların yaygınlığı, şüpheli ve hafif yargı kazanmış bakışlara bir gerçeklik temeli kazandırsa da, bu, sorun çözücü değildir. Öte yandan, şu anki durum açısından diğerinden daha az önemli olmayan bir diğer sorunun, ya da aynı sorunun diğer yönünün gözden kaçırılmasına da neden olur. Hesaplı-hesapsız yaratılan, içte büyütülen bir F tipi korkusu oluşmuştur ve bu korku, dışarıdakiler açısından etkin ve militan bir devrimci pratik içerisinde olmayı, devrimci iradenin üst düzeyde ve özverili kullanımına uzaklık ve mücadelenin bütün yönlerini içerir bir devrimci çizgi temelinden örgütlenmesinden de uzak durma biçiminde çıkmaktadır ortaya. Kuşkusuz bunların olmayışının daha temel ve köklü nedenleri varsa da, söylenenlerden de azade değildir.

Ajitasyonun sahibini vuran içeriği değişmeli
Kaba bir zorla başlayan, dönemin özellikleriyle birleşip uzayan sürecin içerisinde yeni biçimlenişler kazanan kadroların tasfiyesinin somut iki biçiminden söz ettiğimiz anlaşılmıştır. Şehitlere verilen onca söze, kavganın ateşinde pişmişliğe, gelecekle ilgili tahayyüllerimizin gücüne karşın, onlara sırtını çevirebilenler ya da büyük bir amaca korkusuz ve fütursuzca ve onun gerektirdiği büyük bir enerjiyle yürümenin gerisine düşmüş olanlar… Nedenleriyle birlikte kapsamı da geniş olan, içimizi acıtan bu sorunun üzerine gitmek ve resme farklı bir gözle bakarak bütününü görmek, öncelikle yapılması gerekendir.

F tiplerini teşhir, tecrit ve izolasyona, hak gasplarına karşı mücadele ile sınırlı, bu biçimiyle dar ve bir yöne hapsolmuş bir ele alıştan kurtulmak ve yeni bir mücadele perspektifinin içerisine yerleştirmek ve hapishanelerde yeni bir duruş biçimi oluşturmak da zorunlu hale gelmektedir. Öncelikle görülmesi gereken bir nokta, F tiplerini teşhir amacıyla yürütülen çalışmaların gerçeği yansıtıcı olsa da, doğru bir bütünün parçası olmayıp tek yanlı kalmasıyla dışarıdakilerde F tipi korkusunu büyüten bir etki yapar hale gelmesidir. 12 Eylül sonrasında yaygın olan, işkencelere ilişkin anlatımların onun direnmeyle yenilebileceğini içeren örneklerle birlikte verilmediğinde yarattığı etkiye benzer bir etkidir bu. Olay aktarımlarında abartılı vurgulamalarla teşhir amaçlı propaganda zihinlerde F tiplerinin hiçbir koşulda yaşanamaz yerler olarak görülmesine yol açıp sahibini vuran bir bumeranga dönüşmektedir.

Yeni koşullar, yeni biçimler gerektiriyor
Direnişin de yenilgiyle sonuçlanması sonrasında, F tipleriyle birlikte hapishane koşullarında köklü bir değişiklik gerçekleşti. Faşist saldırının direnişle kırılamaması, izleyen ve uzun bir dönemdir süren durağanlık ve güç kaybı, tecrit ve izolasyon politikalarını daha kolay uygulanır hale getirdi. Önceki dönemin hapishane koşullarıyla bugünün hapishane koşulları arasında basitçe mekan farkından ibaret olmayan çok temel farklar bulunmaktadır.

Önceki dönemin mücadele biçimlerini ve devrimci yaşamın örgütlenmesini olduğu gibi sürdürmek olanaklı olmadığı gibi, aşikar olan bu durumu biliyor olmak da yetmiyor. Her zaman olduğu gibi, yeni bir durumun içerisinde eski biçimleri sürdürmeye çalışmak bir sonuç yaratmadığı gibi, körlük durumunun süregitmesi daha çok yıpranmaya ve güç kaybına neden olur. Maalesef, bir dönem etkili olmuş, hatta parlak sonuçlar yaratmış mücadele biçimlerinin etkisinden kurtulmak, onların dışına çıkarak düşünmek, yeni koşullara uygun yeni biçimlere geçebilmek hiç de kolay değildir. Başarı kazanmış önceki biçimlerin sağladığı güven ve kör tutku, çok daha önemlisi yeni bir paradigmanın kavranmasından uygulanmasına olan güçlükleri, onu daha zor kılar. Bu söylediklerimiz, hapishanelerde süregiden durum için de geçerlidir. Üstelik tam bir politikasızlık, kendiliğindenliğe terkediş vardır. Bu duruma son vermek için, hapishanelerde devrimci yaşamın yeni bir temelde örgütlenmesi ve politika değişikliği, çözüm bekleyen acil bir sorundur.

Cezaevlerinde devrimci yaşamın yeni bir temelde örgütlenmesi
Ara ara kesintiye uğrasa da, hapishanelerde yaşam, devrimci yapıların gelişimine eş diyebileceğimiz çok uzun bir dönem, devrimci örgütlerce siyasi, sosyal, kültürel vb. yönlerden devrimci bir temelde örgütleniyordu. Siyasi yapı komünleri ve genel komünler ortak yaşamın temelini oluşturuyordu. Birlikte ve farklı düzey ve biçimlerde siyasal çalışma yapılıyor, panel, tartışma toplantıları, anma ve kutlama günleri gerçekleştiriliyordu. Bu koşullarda, devrimci ritüeller her yönden güçlü ve canlı tutulabiliyordu. İdeolojik siyasal gelişimin, deney aktarımının, paylaşımın ve değerleri özümsemenin, kültürel ve sanatsal yönleri de içeren çok yönlü gelişimin pek çok araç ve olanağına sahiptik. İçeride olduğu gibi dışarıyla da politik etkileşim, yönlendirme, haber akışı ve süreçlere müdahale olanakları birçok yönden mümkündü. Siyasi yapılar tarafından farklı farklı içeriklendirilse, kimilerinde içleri boşaltılıp biçimsel bir karaktere büründürülse ve bu abese vardırılsa, ayrıca her bir devrimcinin bunlardan yararlanma, değerlendirme, alma düzeyleri oldukça büyük farklılıklar taşısa da, bir bütün olarak bunlar, devrimci yaşamın ortak örgütlenişinin temel taşları, devrimci bir biçimleniş ve yapı kimliği oluşturmanın önemli araç ve olanaklarıydı. Faşizme karşı militan politik direnişle birlikte, hapishaneler devrimci eğitim ve kadro biçimlendirilmesinin etkin alanları haline geldiler. Siyasal devrimci mücadelenin etkili bir bileşeni oldukları gibi, birçok devrimci yapının değişik ve kritik bazı dönemlerde –bunu süreklileştirmeye çalışmak gibi yanlışlara da düşülerek- siyasal yönlendirme ve yönetmede inisiyatif geliştirdikleri alanlar da oldular.

Bilindiği gibi, sağ teslimiyetçiliğin hakim olduğu hapishaneler ve dönemler de oldu; sonradan sol tasfiyeciliğe dönüşen, hapishaneleri mücadelenin merkez üssü olarak görüp sol taktikleri sürekli kılmaya çalışan görüşlerin etkin olduğu dönemler de. Bununla birlikte, devrimci siyasal tarihin bütününe bakıldığında, Türkiye hapishaneleri, sınıf mücadelesinde ve yaşamın devrimci temelde örgütlenmesinde etkin devrimci bir rol oynadılar. Bunun oluşturduğu sorun ve devrimci tehdit, faşist karşıdevrimin 19 Aralık saldırısı ve F tipi tecrit ve izolasyon politikasıyla bitirilmek istendi, isteniyor.

Cezaevi politikalarında köklü bir değişikliği öngören bu saldırılar, hapishaneler cephesinden güçlü bir direnişle karşılanmasına karşın, aslolarak etkin olan sol tasfiyeci politikaların sonucu olarak püskürtülemedi. Dış desteklerin zayıflığına ve direnişin başlangıçtaki yanlış biçimlendirilmesine karşın mümkündü bu. Bugünkünden çok çok daha iyi bir sonuç, yeni bir denge ve mevzilenme sağlanabilirdi. Gelinen noktada, direnişin yenilgisi ve ortaya çıkan yeni durum ve sürecin uzamasıyla birlikte gitgide daha fazla güç kaybına uğranıyor olması, eski biçimlerin içerisinde kalınamayacağını gösterdiği gibi, her yönden yeni duruma geçişi zorunlu kılmaktadır. Hapishanelerde devrimci yaşamın önceki biçimler içerisinde ve eski düzeyiyle örgütlenmesinin koşul ve olanakları ortadan kalkmıştır. Karşıdevrimin cezaevi politikasına ve bunun merkezinde yer alan tecrit ve izolasyona karşı mücadele sürecektir. Hücrelerde mekansal yalıtmaya dayalı tecritin kırılması, uzun erimli bir mücadelenin konusudur. Halihazırdaki güç dengeleri içerisinde tecritin bu biçiminin kırılması bugün mümkün olmadığı gibi, yakın dönemde de olanaklı görünmüyor. Bundan dolayı, tecrit ve izolasyon kavrayışını daraltan bir mekan algılamasından çıkıp amaç düzeyinden bakmak gerekiyor. Öncelikle bu durumun içerisinde onu yenmenin, devrimci yaşamı sürdürme ve geliştirmenin yeni biçimlerini bulmalıyız.

Basit yeniden üretim yetmez
Kısa ve öz biçimiyle söylersek, eskisi gibi ortak mekanlarda ortak bir devrimci yaşamı örgütlemenin ve kolektif gelişim sağlamanın olanakları yoktur. Bu, bugün hapishanelerde iç ve dış etkileşim olanakları olabildiğince genişletmeye çalışarak, bulunulan sınırlı mekan içerisinde –hücrelerde- devrimci yaşamın üretilmesi temelinde olmak zorundadır. Kaçınılmaz ve zorunlu olarak bireysel ve birkaç kişiyle sınırlı olacak olan bu üretim, birinci olarak bütün duyargalarıyla ve en güçlü biçimde kolektif algı ve eleştirel özümlemeye açık olmalıdır. Ve bununla birlikte, kendini tekrarlar nitelikte bir basit yeniden üretim değil, kendini geliştirip büyütebilen genişletilmiş yeniden üretim niteliği kazanmalıdır.

Tecrit ve izolasyon sadece bir devrimciyi aktif devrimci yaşamdan, mücadeleye dolaysız katılım olanaklarından, birarada olmaktan yoksun bırakmak değildir. İdeolojik-politik, kültürel ve pratik bir bütünlük oluşturan kolektif kimliğin parçalanması, bunların herbirinde ve bütününde gelişim olanaklarının ortadan kaldırılarak kişinin dar bir mekan ve durağan tekdüze bir ortamın içerisinde hapsedilmesiyle içine doğru çökmesini sağlamayı amaçlayan bir politikadır. Saldırı, fiziki ya da salt fiziki değildir. Hücrelerde pasın demiri çürütmesi gibi, son derece yavaş, hükmünü içten içe yürüten, durağan ve rutinin hakim kılındığı bir ortamda, kişi kendi kendisiyle çarpışmaya doğru itilerek gerçekleştirilir çürüme. İç savaş yürütülmeden kazanılacak bir savaş değildir bu. Fakat, iç savaş döngüsüne hapsolunarak kazanılabilecek bir savaş hiç değildir. Yılların yıllara eklendiği süreçlerden söz ettiğimiz düşünülürse, meydan savaşlarının büyük kahramanlıklarıyla, ya da birkaç çarpışmayı kazanarak başarıya ulaşılacak olan bir mücadele de değildir. Soluklu olmayı, rutin ve durağan olanı –hücrede ve hemen her olanaktan yoksun bırakılmışken- düşman olarak görebilmeyi, her an, her vesileyle alan genişletmeyi, önceki birikimleri, kitap, gazete, dergi, TV, ziyaret, mektup, vb. eleştirel bir özümlemeyle süzerek kolektif algı ve hafızanın geliştirici araçları haline getirebilmeyi, günlük yaşamı her daim canlı ve politik kılmayı gerektirir.

Devrimci bireyin özgerçekleştirimi ve gelişimi ve bunun yaratıcı bir nitelik taşıması, özellik gelişimlerini içermesi zorunludur. Ne kadar güçlü olursa olsun, uzayan zaman içerisinde salt devrimci ritüellere bağlı kalınarak ve önceki devrimci özelliklerimizle sınırlı kalınarak bu sürece direnmek ve üstesinden gelmek mümkün değildir. Devrimci yaşamın sürekli, şu ya da bu özelliğin açılımını sağlayacak bir gelişimi ve bu gelişim sürekliliğinin yeni ögeler içermesi ve bu temelde sağlanacak sıçramalar, özgüveni de geliştirerek hücrelerdeki savaşın kazanılmasını sağlar. Özgerçekleştirim ve kişinin dönüşümü içeren gelişimi, hücrelerdeki savaşımın kazanılmasının birincil koşuludur. Bu ise, her ne kadar zorunlu olarak bireysel bir çaba ise de, devrimci kolektif kimliğin bir parçası olmaktan ve kolektif hedef ve amaç birliği içerisinde bütünsel ve somut kavranışından, gelecek perspektifinin içsel kılınmasından ayrı düşünülemez ve olamaz.

Tam da bu noktada sorun, hapishanelerde devrimci yaşamın sürdürülebilmesinin ve yeni bir temelde örgütlenmesinin zorunlu bir koşulu olmanın ötesinde, yeni kadro gelişim ve biçimlenmesinin, toplumsal ve bireysel gelişim arasındaki çelişik ve gerilimli ilişkinin çözümü sorunu olarak çıkmaktadır karşımıza. Ki bu yeni kadro gelişim ve biçimlenmesinin olduğu gibi, yaşanmış sosyalizm deneyimlerinin de ışığında gelecekteki sosyalist kuruluşun çözüm bekleyen önemli ve kritik sorunudur. Hücredeki komünist devrimci bireyin özgerçekleştirimi ve gelişim sürekliliği ile, bunun çok geniş ve güçlü bir kolektif kavrayış ve toplumsallaşmış (yapıda somutlanan ve onun üzerinden duyumsanan) birey kavrayışıyla gerçekleştirilmesi başarıldığında sorun çözülmüş olur. Kişinin kendi içerisine hapsiyle amaçlanan yıkılır, hücre parçalanmış olur.

Artık mekanın 8 metrekare olmasının bir hükmü yoktur. Devrimci gelişimi, artık mekan ortaklığına dayalı biçimlerin içerisinde değil, fiziksel olarak son derece sınırlandırılmış, olanakların da son derece az olduğu koşulları içerisinde gerçekleştirmiş oluruz. Hepimiz de biliriz ki, sorun aslolarak zorla hapsedildiğimiz hücreler ve onların yıkılmasında değil, zihinlerde ve yaşamın içerisinde oluşturulmuş hücrelerin yıkılmasındadır.

Survivor”(*) gücü ve hüneri
Hapishanelerdeki koşullar sert ve ağırdır; sadece günlük yaşamı sürdürmek dahi bir çabayı, yaşamı sürdürebilecek bir savaş gücünü ve hüneri –“survivor”- gerektirmektedir. Örneğin tek kişilik bir hücrede hastalanma lüksünüz yoktur. Ama organik yaşamın başlamasıyla birlikte kazanılmaya başlanan içgüdüsel bir yetenektir bu aynı zamanda ve insan, hele ki devrimciler, hiç de donanımsız değildir bu konuda. Fakat sorunun boyutları bunun çok ötesinde olduğu gibi, önceki deneyim ve bilginin sınırlarını parçalamayı gerektiren bir düzeydedir de. Ayrıca toplumsallaşmış birey gelişimini, devrimci bireyin özerk ve çok yönlü gelişimiyle senkronize edememiş, bilinçsel olarak dönemselin ve kendiliğindenci gelişiminin sınırlarını aşamayan, gelişimini daha çok biçimsel devrimci ritüeller üzerinden gerçekleştiren Türkiye devrimci hareketinin kadro yapısı, bir dönem devrimciliği olarak şekillenen ve gelişimini ancak büyük güç kaybı ve kesintilerle sürdürebildiği bu durumu yadsıyarak aşmak zorundadır.

Sorun bu boyutlarıyla salt hapishanelerdeki devrimci tutsaklarla sınırlı olmadığı gibi, yüksek bir bilinç sıçramasını ve pratiğini de gerektirmektedir



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

2(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 6/4/2008, 13:02

Misafir




NURHAK PORTAL'da
Misafir
beni ilgilendirmeyen bir yazı.



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

3(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 11/9/2008, 00:44




NURHAK PORTAL'da
FORUM AŞIĞI
FORUM AŞIĞI
Sormayın bana
Tecridin ne olduğunu
Tecrit
Hücremde yaşadığım
Yalnızlığımdır…
Avlumda
Sabaha kadar yanan
Büyük lambalardır…
Kafamı kaldırdığımda
Gördüğüm
Üç, dört tane yıldızdır…
Avlunun etrafında
Anlamsız tellerdir
Tecrit…
Sormayın bana
Tecridin ne olduğunu
Yağmur yağdığında
Çatıdaki su borularından
Avluya akan
Suyun sesidir…
Camdan baktığında
Parmaklıkları
Görmektir…
Keyfi cezalar
Almaktır…
Diğer hücrelere seslendiğinde
Koridorlardan gelen
Son ses müziktir
Tecrit…
Sormayın bana
Tecrit nedir? diye

Görebildiğin
İki insandır…
Onursuz aranmaktır
Yalnızlaştırılmak
Üretememek
Ürettiğini paylaşamamaktır
Tecrit…

(ama inadına üretmek ve ürettiğini paylaşmak)

Ayten Özdoğan
Sincan Kadın Hapishasi
J-4 Sincan/Ankara



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

4(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 11/9/2008, 01:02




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
[b]F tiplerini direnişi kırmak, tutsakları teslim almak için açtılar. Bunun için tüm hapishaneleri yıktılar, 28 tutsağı katlettiler, yüzlercesini yaraladılar. Coplu tecavüzlerden, sistematik işkencelere kadar her türlü işkence yöntemini denediler. Teslim alamadılar, direnişi kıramadılar.
En katı tecriti yaşama geçirdiler. F tiplerinde tutsakların her türlü hakları ellerinden alındı, yaşamak için bir insanın doğal ihtiyacı olan şeylerin tümü yasaklandı.
Tutsakların koğuşlarda dayanışma içinde çözdükleri, karşıladıkları ihtiyaçları parası olmayan tutsakları teslim alma aracına dönüştürüldü. Bunun için elektrik parasından tutun da, yediği yemeğe kadar her şeyin bedelini tutsakların karşılaması dayatıldı, dayatılıyor.
Bu iktidar öyle insanlıktan çıkmış, öyle hukuk tanımaz hale gelmiştir ki, kendi elinde tuttuğu insanların tedavi masraflarını ve ilaç paralarını bile tutsakların karşılamasını istemektedir. Yani “ya parasını verirsin ya da ölürsün” diyorlar.
Katlederek, sakat bırakarak, aç susuz bırakarak devrimci tutsakları yok etmek isteyen iktidar ailesi dışında başka kimsenin bir tutsağa para yatırmasını da yasaklayarak insani olan her şeyi inkar ediyor. Yani bir tutsağın arkadaşı, dayısı, teyzesi para yatıramıyor. Neden? Çünkü soyismi tutmuyor. Katliam öncesinde “tretman” diye propagandasını yaptıkları uygulamaların neler olduğu da tüm bu uygulamalardan sonra daha anlaşılır hale geliyor.
Tretman dedikleri, teslim almak, düşüncelerin değiştirmek için uygulanan orman kanunlarından başka bir şey yoktur. Bu kanunlarda insan yoktur. Bu kanunlarda insana ait olan hiçbir değere yer yoktur. Bu kanunlarda yok etmek için her şey var. Bu kanunlarda kendisi gibi düşünmeyene yaşam hakkı yoktur.
İşte iktidar bugün F tiplerinde bu “orman kanunları”nı uyguluyor.
[/b]



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör http://www.gobelek.forum.st

5(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 11/9/2008, 12:45




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
allah kimseyi cezaevlerine düşürmesin.selam ve sevgiler.



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

6(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 11/9/2008, 16:53




NURHAK PORTAL'da
FORUM AŞIĞI
FORUM AŞIĞI
Hele de düzene karşıysa...hiç düşürmesin...
yoksa...vayyy vayyy



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

7(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 12/9/2008, 09:27




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
zele hangi düzenden bahsediyorsun bilmiyorum ama türkiye cumhuriyeti demokratik laik sosyal bir hukuk devletidir.ben bunu savunuyorum.



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

8(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 12/9/2008, 11:45




NURHAK PORTAL'da
FORUM AŞIĞI
FORUM AŞIĞI
ögretmen1954 demiş ki:zele hangi düzenden bahsediyorsun bilmiyorum ama türkiye cumhuriyeti demokratik laik sosyal bir hukuk devletidir.ben bunu savunuyorum.


Öyle olmasını istiyorsan, ne güzel!! ama ne yazık ki öyle değil hoca...Türkiye ne demokratik, ne laik, ne de sosyal bir hukuk devletidir...

Kapitalist düzen! bizi yiyip bitiren....



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

9(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 12/9/2008, 16:23




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
biz yazdıklarım gibi olmasını istiyoruz.anayasamız bunu emrediyor.



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

10(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 12/9/2008, 18:06




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
ögretmen1954 demiş ki:biz yazdıklarım gibi olmasını istiyoruz.anayasamız bunu emrediyor.


hangi anayasa?...ya da şöyle diyim ''yasa'' kelimesinden anladığın nedir ?en çok karşılaştığın sorudur eminim....ve yine ''gıg'' deyip tıkandığın sorulardan biridir....heee seni seviyom amma genede :Dyav o dealde senin bi yönünü takdir ediyom hoca....davana çok bağlısın yav (davan adına bişey bilmesende) gel seni sosyalist devrimci yapak? ne dedin ?valla bak ciddiyim haa...materyalizmi bi okudunmu hayran kalın vallaha....ne dedin hoca ?...gel düşün bu fikrimi hoca...bişeyler yapak Very Happy...seni seviyom hoca Very Happy...



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör http://www.gobelek.forum.st

11(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 12/9/2008, 22:48




NURHAK PORTAL'da
FORUM AŞIĞI
FORUM AŞIĞI
haaaa şu darbecilerin anayasası!!!!!!! sunny



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

12(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 13/9/2008, 02:29




NURHAK PORTAL'da
FORUM AŞIĞI
FORUM AŞIĞI
ögretmen1954 demiş ki:zele hangi düzenden bahsediyorsun bilmiyorum ama türkiye cumhuriyeti demokratik laik sosyal bir hukuk devletidir.ben bunu savunuyorum.


BÖYLEYDİİİ.. YADA BIZ ÖYLE SANIYORDUK MADALYONUN HEP TERS TARaFINI GÖRÜYORUZ BIRDE DÜZÜ VAR.ARTIK DEGİL BİLMİYORMUSUN HOCAM BİZ ARTIK ŞERİYATÇI ÜLKELERE ADAY BİR ÜLKEYİZ BUNUDA BİZ ÖGRETECEK DEGİLİZ YA... No No No

:che: :che: :che:



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

13(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 13/9/2008, 11:44




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
materyalizmi çok iyi bilirim zele can.insanları ne hale getirdiğini de iyi bilirim.ben inandığım davama her zaman bağlıyımdır.benim davam temel hak ve özgürlüklerdir,demokratik cumhuriyettir.davam adına bir şey bilmediğimi söylemişsin.haklısın ben mütevazi bir insanım.her şeyi biliyorum diyen kişi hiçbir şeyi bilmeyendir.ben sürekli öğrenmenin peşindeyim.ilim tahsiline başlayalı 47 yıl oldu.hala birşey biliyorum diyemem.ama sizin gibi bilgili canlardan bir şeyler öğrenmeye gayret ediyorum.yukarıda da söylediğim gibi materyalizmi ve insanları ne hale getirdiğini çok iyi bilenlerdenim.ben yine de doğru bildiklerimi yazmaya çalışayım.devrimci ol diyorsun.devrimci olayım derken devirici olmak istemem.demokratik cumhuryet benim için yeterlidir.selam ve dua ile.bu arada sizi tebrik edeyim siz de davanıza bağlısınız ve davanız konusunda bilgili ve bilinçlisiniz.



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

14(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 13/9/2008, 11:51




NURHAK PORTAL'da
FORUM AŞIĞI
FORUM AŞIĞI
Hoca düzeltiyorum, onu yazan ben değil, sürgün arkadaştı...



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

15(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 13/9/2008, 11:58




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
kusura bakma zele can özür dilerim.



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

16(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 13/9/2008, 12:10




NURHAK PORTAL'da
FORUM AŞIĞI
FORUM AŞIĞI
Hoca ne özürü!
İnsanların ne hale geldiğini söyler misin lütfen?



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

17(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 13/9/2008, 12:15




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
materyalizm insanları köle haline getirir.ben bunu 50 küsur yıldır sosyalist ülkelerde izledim zele can.



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

18(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 13/9/2008, 14:11




NURHAK PORTAL'da
FORUM AŞIĞI
FORUM AŞIĞI
Biraz daha açar mısın hoca?



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

19(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 13/9/2008, 14:18




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
hocam materyalizm bi yaşam felsefesidir....materyalizmin insanları köle haline getirdiği bi maddesini yada bi bakış açısını belirtirmisin bana...materyalizm özünde maddeciliğe dayanan...herşeyin bilimsel bi açıklamasının olduğunu düşünen...ütopik düşüncelere her zaman karşı olan...gerçekci ve somut ayağı yere basan fikirlere sahip bir düşünce sistemidir....ki ben bunda insanları köle haline getiren bi olay göremedim...biraz daha açıklarsan tartışabiliriz....



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör http://www.gobelek.forum.st

20(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 13/9/2008, 14:21




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
ayrıca materyalizmin geniş açıklaması bu linkte var tıklayıp bi göz atarsan sevinirim....

http://www.nurhak.org/syyaset-felsefesy-f18/dyyalektyk-materyalyzm-t531.htm



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör http://www.gobelek.forum.st

21(ala) Geri: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Bir 13/9/2008, 16:18




NURHAK PORTAL'da
[DÜŞKÜN]
[DÜŞKÜN]
insan iki yönlü bir varlıktır.madde ve mana.yani madde ve ruh.bunlardan biri olmazsa insan olmaz.beden olup ruh olmazsa insan et yığını olur.ruh olur beden olmazsa o zamanda görünmeyen bir varlık olur.demek ki madde tek başına işe yaramıyor.ikisini birbirinden ayıramayız.insanın yemeye içmeye ihtiyacı olduğu gibi sevinmeye üzülmeye de ihtiyacı vardır.bu onun ruhi yönü.yeme içmede bedeni maddi yönü.materyalizm maddecilik insanları ruhsuz hale getirir.her şey maddeden ibaret değildir.bundan dolayı materyalizm insanın yaratılışına aykırıdır.islam materyalizmi reddeder.selam ve sevgiler.



www.NURHAK.org
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...

Kullanıcı profilini gör

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz

Anahtar Kelime | Tags:
---------------------------------------------------
Konu Ismi: F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM|| Anahtar Kelime Bot Sürüm: 4.3.1 |
F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Full Indir, F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Full Dinle, F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Full Izle ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Download ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Yükle ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Free Download ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM ne demek ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM nasil oluyor ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAMücretsiz indir ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM fragmani, F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Film, F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Müzik ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM mp3, F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Videolari ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Resimleri, F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Dizileri, F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Sorun ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM hatasi ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAMCözüm nedir, F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM ne demek ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM nasil ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Programm ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Kurulum ,F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Yardim F TIPLERINDE DEVRIMCI YASAM Kim

 
Nurhaklıların Gören Gözü, İşiten Kulağı, Söyleyen Dili!... Nurhak'ın Özgür Portalı, Aydınlık Yüzü |www.nurhak.org|


Admin İletişim
Powered by WWW.nurhak.ORG ©Bir NurhaK Portal Kuruluşudur.
Copyright © 2008-2009 By b@b@ko & Nurhak.ORG
©NurhaK.OrG
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendirilen linklerin içeriklerinden sitemiz sorumlu tutulamaz...
NURHAKPORTAL ANASAYFAYA GİT!


Forum kurmak | © PunBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Blogunuzu yaratın