1
Gurbetçi Ali Uzunsakal'dan Maraş Katliamı'nın Belgeseli Bir 25/7/2009, 22:06
| Gurbetçi Ali Uzunsakal'dan Maraş Katliamı’nın Belgeseli |
1978 yılında gerçekleştirilen ve 111 kişinin yaşamını yitirmesi, yüzlerce kişinin de yaralandığı katliam ve 1980 darbesi sonrası yaşananlara ilişkin belgesel film hazırlandı. Yoğun göç de vererek Alevi dokusunun neredeyse yok olduğu kentin Aleviler açısında önemi ve bu bölgede yaşanan acı, sevinç, katliam, köy boşaltmalar ve kültürel asimilasyonu konu alan ‘Kaniya Diza’ (Hırsız Pınarı) isimli belgeselin çekimleri tamamlandı. [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]Belgeselde Maraş Katliamı’nın yanı sıra Sivas Katliamı ve 1990’lı yıllarda bölgede yaşanan çatışmalar ve köylerin boşaltılması, köylerden göç sonrası geride kalan yaşlı bir ananın yalnızlığı ve beklentisi de ironik bir şekilde anlatılmış. Belgeselin ismiyse Maraş Elbistan’da boşaltılan Kürt Alevi köylerinin geçmişten bu yana ortak buluşma noktası olan bir çeşmeden alıyor. Belgeselde bu çeşmenin bölge halkının yaşadığı katliam gibi acı olaylara tanıklığına göndermelerde bulunuluyor. Wek Film tarafından Hasan Akgül yönetmenliğinde çekilen belgeselin yapımcılığınıysa, 39 yıl önce Maraş’ın Elbistan ilçesinden Avrupa’ya göç etmek zorunda kalan Ali Uzunsakal yaptı. Uzunsakal, ismi Kürtçe, ancak anlatımı Türkçe olan belgeselin amacını DİHA’ya anlattı. ‘Yaşananları unutturmamak’ Belgesel çekme fikrinin yıllardır kendisinde oluştuğunu ifade eden Uzunsakal, “Ben de Maraş Elbistanlı’yım. Yıllardır içimde böyle bir özlem vardı. Özlemim coğrafyamızda yaşanan olayları gelecek kuşaklara aktarmak. Her yurtseverin ve Kürdün yapabileceği bir proje bu. Çünkü bizler böyle katliamların yabancısı değiliz. Daha önce yapılması gereken bir proje, aslında biraz da geç kaldım, ama bu belgesel bir başlangıç. Birçok alanda Kürtler aslında kendi yaşadıklarını bu şekilde belgeleyebilir” şeklinde konuştu. Belgeselde esas amacının Mezopotamya ve Anadolu’da Alevi toplumunun karşı karşıya kaldığı olayları anlatabilmek olduğunu ifade eden Uzunsakal, “1200’lü yıllarından bu yana bu topraklarda Alevilerin hüsran, kırım ve kıyımdan geçirilme olayları vardır. Bunu biraz düşündüm. Kısa da olsa bu katliamları ve kıyımları anlatmaya çalıştım” diye konuştu. [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]“Ezilmişliğe, ötelenmeye, horlanmaya ve adam yerine koyulmamayı işledim” diyen Uzunsakal, “Bu belki bazı insanların hoşuna gitmeyebilir. Ama bunlar bir gerçektir. Bir gerçeği siz hiçbir zaman gözardı edemezsiniz. Yanan kor alevlere dönüşen yürekler var. Bir de buradan bakmak lazım. Dünya bize ne diyor? Politika ve siyasi anlamda yaptığım doğru bir şey mi? Diye bakmak lazım. Yapılanlara müdahale etmek bizim hakkımız. Avrupa bir olay geliştiğinde sağcısı ve solcusu birleşir ve onu mutlaka doğru hale getirmeye çalışırlar. Ama maalesef bizim ülkemizde bu hep göz ardı ediliyor. Vatandaş sadece seçim zamanında seçmen kütüklerinde varlar. Ama oradan çıktıktan sonra o insanlar unutulur. Kısacası ülkemizde hoş olmayan manzaralar yaşanıyor. Belgeselde ona değindim” dedi. ‘Aleviler kendi tarihlerinin farkında değil’ Alevilerin kendi tarihleri ve yaşadıklarının yeterince farkında olmadıklarını dile getiren Uzunsakal, “Aleviler 1240’lardan beri çektikleri acılar kırım ve kıyımları asla unutmamalıdır. Bence her Alevi o acı, drama bakarak ve geçmişten ders alarak yürüyen bir ilmin deryası olmalıydı. Bir akademi olmalıydı. Fakat bizde hain ya da taraf çıkar amaçlı Alevilik güden ve alevi toplumunu kullanan sahtekarlar, sahte dedeler var. Bilmem onlar bir yerlerde utanıyorlar mı? Nerdeyse Alevilik ikiye ve üçe ayrılmış durumda. Bence aleviler güçlerini birleştirmeleri gerekiyordu” şeklinde konuştu. Alevilerin bir arada olup mazlum ve ezilenlerin yanında olması gerektiğini aktaran Uzunsakal, “Bir taraftan insanlar kırım ve katliamlardan geçiliyor. Yerinden, yurdundan edinmiş. Onları da görmemiz gerekiyordu. Bir kere aleviler kendileriyle barışık değil. Bu durum karşısında bir alevi olarak içim acıyor. Kaldı ki yanı başımızda ocaklar söndürülüyor. İnsanlar göçe zorlanıyor. Orda da tüm aleviler duyarlı olmalıydı” diye konuştu. haber: Pınar Ural / Diha - Adana |
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...
Portal
Giriş yap








Anahtar Kelime | Tags:


