1
Kürt Sorununu Çözemeyen iktidarda Kalamaz Bir 23/4/2009, 14:39
| Köşe Yazısı: "Kürt Sorununu Çözemeyen İktidarda Kalamaz" |
Köşe Yazarımız İsmail CÖMERTOĞLU Kaleminden bir Değerlendirme Kürt Sorununu Çözemeyen İktidarda Kalamaz Kürt sorunu Türkiye’nin temel sorunudur. Yaşanmakta olan siyasi çözümsüzlüğün, ekonomik, sosyal ve ahlaki çöküntünün sebebi kalıcı çözüme kavuşturulmayan Kürt sorunudur. Korkunç boyutlara varan İşsizliğin, açlığın, sefaletin nedeni Kürt sorunudur. Çünkü eğitime, sağlığa, istihdama v.b. aktarılması gereken paralar savaşa aktarılmakta, dağlarımız bombalanarak, ormanlarımız yakılarak, ekolojik denge tarumar edilmektedir. Bulmuş olurdu.’ Yani Kürtleri inkâr ve imha politikası uygulanmamış olsa, Kürtlerin kimlikleri, kültürleri inkâr edilmemiş olsa, dilleri yasaklanmamış olsa. Gençler dağa çıkmayacaktı, 40 bin insanımız hayatını kaybetmeyecekti, 4 bin köyümüz yakılmayacak plansız göçler nedeniyle kentler köyleşmeyecekti, savaşa aktarılan bu devasa paralar sağlığa, eğitime, istihdama aktarılacak ve Türkiye gerçekten büyük bir ülke olacaktı. Günümüz Türkiye’sinde aç ve açıkta olan kimse olmayacaktı. Halklar arasında eşit ve kardeşçe bir bölüşüm olacağı için güven bunalımı yaşanmayacaktı ve birlik, beraberlik ruhuyla çalışılacağı için Türkiye daha çok büyüyecekti. Ama halk bunu unutmadı. S. Demirel 1993’te Cumhurbaşkanı olunca başbakan olan Tansu Çiller Bask modelinden söz etti. Çok geçmeden Kürtleri inkâr ve imha politikası derinleştirildi, ****** coğrafyası cehenneme çevrildi. Bundan dolayı kurulan hükümetler uzun ömürlü olmadı. 1995 seçiminden sonra Mesut Yılmaz ‘Avrupa Birliğinin yolu Diyarbakır’dan geçer.’ diyerek Kürt sorununun çözümü konusunda umut yarattı. Ancak süreç içinde o da sözünün takipçisi olmadı ve istifa etmek zorunda kaldı. 1987 ile 1999 yılları arasında 12 yılda 11 hükümet kuruldu. Bu süre zarfında en uzun ömürlü hükümet 2 buçuk yıl iktidarda kaldı. 28 Mayıs 1999’da kurulan Ecevit hükümeti tüm zorlamalara rağmen ancak 3,5 yıl iktidarda kalarak erken seçime gitmek zorunda kaldı. Bu dönemde uluslararası komplo sonucu Abdullah Öcalan Türkiye’ye teslim edildikten sonra PKKnin güçlerini sınır dışına çıkarması, ayrı ayrı iki barış grubunun Türkiye’ye gelmesiyle bir huzur ve istikrar ortamı doğdu. Bu süreç Türkiye’yi yönetenler tarafından iyi değerlendirilemedi. Daha önce defalarca yakalanan barış ortamları gibi çok iyi bir fırsat olan bu barış süreci de heba edilerek barışa susamış olan halkların umutları boşa çıkarıldı. Yasal olarak altyapısı hazırlanmadığı halde alelacele TRT6 ile Kürtçe yayın yapıldı ve halka şirin görünerek kendisini Kürtlere affettirmek isteyen Erdoğan Kürtçe ‘TRT 6 bı xer be’ dedi. Hiç altyapısı olmadığı halde Kürt dili ve edebiyatı bölümü açılacağı doğrultusunda açıklamalar yapıldı. Sayın Abdullah Gül İran’a giderken Kürtleri kastederek ‘yakında güzel şeyler olacak.’ dedi. Bu günlerde ‘Kürt konferansının akabinde genel af çıkarılacak.’ v.b. açıklamalar yapılarak barışa susamış olan Kürt halkının umutları canlandırılarak bölgede AKP’nin seçimde kazanması hedeflendi ama etkili olmadı. Şu çok iyi bilinmelidir. Kürt halkı eski Kürt halkı değildir. Kürtlerin karnı boş laflara ve içi doldurulmamış vaatlere toktur. AKP’nin bu güne kadar yaptıkları yapacaklarının aynasıdır. AKP Kürtleri inkâr ve imhada yani Kürt sorunu konusunda çözümsüzlükte ısrarlıdır. Kürdistan’ın her yerinde bu politikanın izleri vardır. AKP 2007 seçiminde kendisine verilen krediyi yanlış yerlere harcayarak tüketti. 2009 seçiminde Kürt halkı Erdoğan’a ve partisine hak ettiği dersi vererek gerçek temsilcisi olan DTP’yi zaferle taçlandırdı. AKP Şansını çok zorladı, eski politikada askeri çözümde ısrarlı görünen AKP artık inişe geçmektedir, giderek çöküşle sonuçlanacaktır. Kürt sorununun siyasi çözümü için çalışmayan hiç bir partinin iktidarını sürdürmesi olanaklı değildir. |
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...
Portal
Giriş yap







Yasal olarak altyapısı hazırlanmadığı halde alelacele TRT6 ile Kürtçe yayın yapıldı ve halka şirin görünerek kendisini Kürtlere affettirmek isteyen Erdoğan Kürtçe ‘TRT 6 bı xer be’ dedi. Hiç altyapısı olmadığı halde Kürt dili ve edebiyatı bölümü açılacağı doğrultusunda açıklamalar yapıldı. Sayın Abdullah Gül İran’a giderken Kürtleri kastederek ‘yakında güzel şeyler olacak.’ dedi. Bu günlerde ‘Kürt konferansının akabinde genel af çıkarılacak.’ v.b. açıklamalar yapılarak barışa susamış olan Kürt halkının umutları canlandırılarak bölgede AKP’nin seçimde kazanması hedeflendi ama etkili olmadı. 
Anahtar Kelime | Tags:


