1
Son Alevi Esnafı Bir 18/2/2009, 13:06
Son Alevi EsnafıErdoğan ÇINAR Alevilik son beş yılda üzerine yapıştırılan hurafelerden sıyrılıp kendi özüne doğru kararlı bir yolculuğa çıktı. Bu yürüyüş önce küçük bir çevrede başladı daha sonra Alevi Entelektüel çevresi ve Alevi gençliğini bünyesine katarak hızla büyüdü.. Alevi esnafları, kendilerini Aleviliği bir başka bünyenin içinde eritip ortadan kaldırmak üzere programlamış tüccarlar, önceleri bu başlangıcın içinde bulunan o müthiş potansiyeli fark edemediler. Bu çevreler suskunluğu seçerek Alevilik içindeki bu silkinmeyi sessiz çoğunluğa duyurmadan sessizce geçiştirmeyi denediler. Ancak işler onların düşündüğü gibi gitmedi. Aleviliğin kendisine dönüş yolculuğuna katılanların sayısı arttıkça arttı. Hal böyle olunca Alevi tüccarlarının elindeki yıllanmış yalanların alıcısı kalmadı. Telaşa düştüler. Onlar için hırçın olma zamanı başladı. Hırçınlıklarını önce Alevi sanal ortamda isimsiz tetikçiler üzerinden sergilediler. Bunda da başarılı olamadılar çünkü bu donanımsız, ezbere bulanmış sanal tetikçilere genç Aleviler internet ortamında gerekli cevapları fazlası ile verdiler. Sanal tetikçiler de başarısız olunca ağabeylerinin meydana çıkıp hamle yapacaklarını biliyor ve bekliyorduk: Öyle de oldu. Hazma Aksüt bir makale kaleme almış ve benim kitaplarımda yabancı kaynaklardan yaptığım çeviriler üzerinden sözüm ona ‘imla avcılığı’ yaparak öne sürdüğüm tezlerimin ‘çeviri tahrifatlarına’ dayandığını iddia etmiş . Detay üzerinde tartışma yaratarak esası gözden kaçırmak çok bilinen ucuz bir demogoji yöntemidir. Detay tuzağına düşüp esastan ayrılmak istemiyorum ama esasa girmeden önce bu ‘dil bilmez’ imla avcısının çeviri tahrifatı isnadını –temel birkaç örnek üzerinden-cevaplamadan edemeyeceğim. Hamza Aksüt’ün kasıtlı olarak yanlış tercüme ettiğimi öne sürdüğü kelimeler ilki; ‘synekdemoi ‘ Ben bu sözcüğü ‘rehber’ olarak tercüme etmiştim. Hamza Aksüt bu kelimenin yol arkadaşı anlamına geldiğini benim yanlış çeviri yaptığımı söylüyor. Ancak onun bilmediği bir şey var ‘rehber’ sözcüğünün aslı ‘rayber’dir. Ray yol demektir (tren rayı tren yolu gibi) Rayber yada rehber zaten yol arkadaşı anlamına gelir. Alevi erkanı içinde rehber talibi yola hazırlayan yola götüren kişidir. Burada kasıtlı ve yanlış tercüme nerede? İkinci kelimemiz ‘didaskolos’ Hazma Aksüt bu kelimenin ‘öğretmen’ anlamında olduğunu bu kelimeye karşılık olarak kullandığım ‘pir’ sözcüğünü kasıtlı olarak yanlış seçtiğimi öne sürüyor. Alevi erkanı içinde ‘pir’ öğreten kişi, öğretmen anlamındadır. Alevi erkanında rehber yola girişte eşlik eder ‘pir’ de yolun esaslarını öğretir. Pir öğretendir. Bir dilden diğerine çeviri yapabilmek için her iki dili de iyi bilmek gerekir. Hamza Aksüt Türkçe’yi ve Alevi terminolojisini mi bilmiyor Yoksa kör kalabalıkları avlamak için yapılan son hamlede üzerine düşeni mi yapıyor? Bana sorarsanız ikincisi. Hazma Aksüt Şebinkarhisar şehrinin güneyinde bulunan ve eski metinlerde Cibossa (Sibosa) adı ile anılan şehrin bugünkü Sivas olmasına pek akıl erdirememiş görünüyor. İddiası şu Sivas’ın Bizans dönemindeki adı Sebestia idi, Cibossa’nın neresi olduğunu eski kaynaklar yazmıyor. Hamza Aksüt harita üzerinde Şebinkarahisar’ın güneyine şöyle bir göz atsa ve Sivas ve Sibosa sözcükleri arasındaki ses benzerliğini fark edebilse gerçeği görebilecektir. Cibossa Sivas’ın Bizans döneminde adı Sebestia’ya dönüştürülmeden önce kullanılan Luvi kökenli adıdır. Hamza Aksüt’ün bir önemli itirazı da ‘church’ sözcüğünü Türkçe’ye ve Alevi terminolojisine ‘ocak’ olarak çevirmem üzerine. Church sözcüğü Grek’çe ‘Şah ‘ anlamına gelen ‘Kurius’ sözcüğünden türetilmiştir. Bu Grekçe sözcüğün bir değişik formu ‘Kuriakon’ sözcüğünün Türkçe’deki tam karşılığı ‘Şahkulu’ dur (Bir hatırlatma yapayım burada ‘Şah’ sözcüğü hükümdar anlamında değil, Alevi erkanında kullanıldığı gibi. Hakk anlamındadır). Şimdi bu kelimenin sözlükteki karşılıklarından birine bakalım Church: A religious organization devoted to the worship of one or more deities (Bir veya daha fazla ilahın ibadetine adanmış dini organizasyon). Bu sözcük karşılığı olarak sözlüklerde karşımıza şöyle bir tanım daha çıkıyor.. Church:The visible covenant community in a particular locale or region Under the authority of elders. (Belli bir yöreye yada çevreye özgü dedelerin otoritesi altında ikrar vermiş meri topluluk). Bu açıklamadan sonra Alevi erkanını azıcık bilen biri İngilizce ‘church’ sözcüğünün –başka anlamlar olmakla beaber- Alevi erkanındaki ‘ocak’ teriminin tam karşılığı olduğunu da anlayacaktır. Popüler İngilizce’de church kelimesinin Hıristiyanların ibadet ettikleri yapı ve/veya Hıristiyan cemaati anlamına geldiği hepimizin malumudur ancak eski metinlerde bu sözcük çok farklı anlamlarda kullanılmıştır. Popüler İngilizce kitap okumak, turist rehberliği yapmak gibi günlük kullanımlar için yeterli olsa da eski metinlerin Türkçeleştirilmesinde ihtiyaçlarımızı karşılamaktan uzak kalır. Kısır dil bilgileri ile böyle bir işe kalkışanlar, kilise’ye gitmeyi reddettikleri için Hıristiyan kilisesinin bitmek bilmeyen zulmüne maruz kalan, soykırıma uğrayan, diyardan diyara sürülen bu insanların kilise mensupları olduğunu öne sürmek gibi bir gafletin içine düşebiliyorlar. Elimizdeki bulunan Alevi ocaklarına ait bilgiler Alevilerin yaşadığı coğrafyada yaşayan, Hıristiyanlığın ortaya çıkışı ile birlikte Hıristiyanlığa karşı amansız bir muhalefet başlatan ancak zorda kalınca ‘Asıl Hıristiyanlar bizleriz ‘ diyerek kendilerini gizleyen bir halkın örgütlü yapısının düşmanlarının dilinden anlatımıdır. Bu metin içinde yazılanlar kendi sırlarını dışarı vermeyen bu topluluğun bir düşman elçisine anlattıkları kadardır. Aleviliğin Kökleri adlı kitapta altı çizilerek vurgulandığı gibi yeterli değildir. ‘’Ortodoks kayıtlarında sapkın Hıristiyan cemaatleri olarak sayılan bu ocaklar hakkında verilen bilgilerin yetersiz ve sağlıksız oldukları kolayca tahmin edilebilir. Aşağıda dökümünü yapacağımız Alevi ocakların dışında Hıristiyanlar tarafından hiç tespit edilememiş ocaklar olabileceği gibi, anılan Alevi ocakları hakkında onlara karşı amansız düşmanlık beslemiş kaynaklardan derlenmiş bu bilgilerin bazılarının gerçek olmayıp, sürekli gizlenen bu ocakların dışarıya verdikleri yanlış bilgiler olması ihtimali de vardır.’’ ( Aleviliğin Kökleri sayfa.149) |
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...
Portal
Giriş yap







Son Alevi Esnafı
Anahtar Kelime | Tags:


