1
Itirazim Var! Bir 16/2/2009, 02:56
Evvela herkese merhabalar.
Ben daha once bu site'den hic bir gerekce verilmeyerek banlanan Revolution'im.
Nicin banlandigimi, kimin banladigini bilmiyorum. Aslina bakarsaniz banlanma sebebim var, ancak bu kisisel bir sebep, yani Nurhak.org Kurallari geregince uygulanmis bir ceza degil.
Cok net bir bicim'de anlasilan o ki, benim burada olmam bazi solcu gecinen ayni zaman'da sosyalist oldugunu iddia eden, bir veya iki belki uc yada dort -sayilar lazim degil- arkadasimizin canini oldukca sıkmıs. Cunki, ben onlar icin bir tehlikeydim, burada olmam demek onlarin empoze etmeye calistigi gercek olmayan olaylari ve insanlarin kimligini Nurhak.org uyelerine dayatmalarina engel olmam'dir. Benim burada olmam demek, onlarin dikta ettigi bu site'de bir bas kaldiri kivilcimi olmam demek'tir. "Onlar" dedigim icin yine sanacaklar'ki ''hedef gosteriyorum'' oysaki bu sadece bahane'dir, ''hedef gosteriyorsun'' diyerek kendileri gibi dusunmeyen insan'larin sesini kisip bos meydan'da borazanlarini otturmek istemektedir'ler.
Tipki "Ergenekon" operasyonun'da yapildigi gibi, sadece ama sadece, tutuklananlarin neredeyse hepsi (bazi isimler haric) Atatürkcü, ilerici insanlar'dir. Bugün Atatürkcü olmanin suc sayildigi bir Türkiye gorüyoruz. Once ''ulusalciligi''/milliyetciligi terorist listesine alip devrimci Türklerin sesini kismaya basladilar, daha sonra Milliyetcilik ayni zaman'da Atatürkcülügün/Kemalizmin bir ilkesi oldugu icin tümüyle birlik'te Atatürkcülügü ortadan kaldirmak istediler/istiyorlar.
Neden soyluyorum bunlari?
Bu site'de ayni sey soz konusu'dur. Meydani kendileri icin ayiran kisi veya kisiler muhalefete dayanamamaktadir ve elindeki/ellerindeki otorite'yi bilinci bir sekilde yanlis kullanmaktadirlar.
Yazima link'ler vererek devam edecegim, ayni zaman'da baslik'lar halinde degerlendirmeler'de bulunacagim.
Denizleri, Mahirleri Bu Site'de Kendisi/Kendileri Gibi Yapmak Icin Kullaniyorlar.
Sürgün'ün >>>>>> DEVRİM ŞEHİTLERİNİ ANMAKTAN NE ANLAMALIYIZ ? <<<<<<<< actigi konu'da Denizleri Mahirleri anlasilan o ki zorla komünist bir devrim icin cabaladiklarini anlatmaya calismis. En azin'dan yayinladigi makalede bunu gorüyoruz. Bunun aksina ben, bizzat Deniz ve Mahir'in belgesiyle birlik'te Atatürkcü bir cizgide olduklarini gosteren roportaj (Denizin) ve mahkeme savunmasi (Mahirin) yayinladim.
Dogal olani bekliyordum, o da oldu. Hemen ardin'dan Sürgün benim "Devrimcileri Kemalizm ile bagdastirdigimi" soyleyip sucladi. Oysaki ben degil konusan Deniz ve Mahirlerin ta kendisiydi.
Bu gelisme Sürgün'ü belliki rahatsiz etmis. Siz degerli Nurhak.org üyelerinin gercekleri gormesini istemememis cünkü gercekleri gordügünüz takdir'de Denizin'de Mahirin'de kim oldugunu daha iyi tanimaniz anlamina gelmektedir. Deniz ve Mahiri bir arac olarak kullanip kendileri gibi kürtcü yapmak istenilmektedir. Tipki Tayyip Erdogan'in demokrasi'nin bir amac degil arac olacagini soyledigi gibi, bunlarin tek farki arac olduklarini soylememektedirler cünkü soyledikleri andan itibaren maskelerinin düsecegini cok ama cok iyi bilmektedirler.
Simdi yukardaki verdigim link'ten bir kac alinti alip bu basligi noktalamak istiyorum.
_____________________________________________________________
- Bazı çevreler bu görüşleri, “devrim yobazlığı”
sayıyorlar. Bu sence nasıl açıklanabilir?
- Devrimcilik demek halk dalkavukluğu demek değildir.
Her şeyden önce devrimcilerin görevi halkın önünde gitmek, halkın
gerçek özlemleri için mücadele etmektir. Halk için düzen değişikliği
isteyen gençliğe halk karşıdır gibi saçma bir iddiayla Kanlı Pazarları
görmezlikten gelen ve gerçek devrimciyi yobazlıkla suçlamaya kalkışan
tatlısu devrimciliğine özenmiş politikacı, aslında tutucu güçler koalisyonunun
usta propagandalarının esiri olmaktadır. Politikacı, “halk kızar”
diye, halk düşmanlarının uşaklığını yapmaktadır. Değirmenköy, Elmalı,
Göllüce köyleri, davalarını desteklediğimiz bu topraksız köylüler
bize hiç kızmadı, aksine gençliği bağrına bastı. Demir Döküm işçileri
de öyle yaptı. Devrimci gençliği halkçı görünüp, egemen sınıflara
göz kırpan tatlısu devrimcisi politikacı anlamaz ama işçi ve köylü
anlar. Devrimci gençlik de onlara dalkavukluk etmez, gerçek kurtuluş
yolunda onlarla birlikte mücadele eder. Hem egemen sınıflara göz kırpan
oy goygoyculuğu, hem devrimcilik olmaz. Bugün bizi devrim yobazı olarak
nitelendiren birkaç CHP yöneticisi Ortanın Solu tabanını temsil etmemektedir.
Anti-Kemalist karşı devrimcilerin yanında yer alan bu birkaç yöneticiyle
ortak bir mücadele söz konusu değildir. Fakat şuna inanıyoruz ki,
tam bağımsızlık isteyen dürüst Ortanın Solu tabanı Kemalist bir Türkiye’nin
kurulması için bizimle birlikte mücadele edecektir.”
(Deniz Gezmis Roportaj, Devrim Gazetesi - 23 Aralık. 1969 -sayı: 10 - sayfa: 2-7)
_____________________________________________________________
“(…) Kemalizm, emperyalist boyunduruk altında olan yarısömürge ülkelerin devrimci milliyetçilerinin bir kurtuluş bayrağıdır.Kemalizm’e ruh veren, onu yaşatan, Milli Kurtuluşçuluğun (yani, antiemperyalist ve antifeodal) tavır alışıdır.” (agy., s. 130)
“Kemalizm soldur, Milli Kurtuluşçuluktur, emperyalizme karşı bu zümrenin isyan bayrağıdır.
“Milli Kurtuluşçu bir tutum yansıtması açısından bizler sapına kadar Atatürkçüyüz. Onun Milli Kurtuluşçuluk bayrağını, hayatımız da dahil, her şeyimizi ortaya koyarak biz dalgalandırıyoruz.” (agy., s. 131)
“2. Alternatif:
“Ya da;
“Gelelim
ikinci alternatife: Bu alternatif, 20’nci Yüzyılın ikinci yarısı da
dahil olmak üzere, her tarihî dönemde, ulusun tam bağımsız olarak
yaşayabileceğine inananların, emperyalist boyunduruk altında
yaşamaktansa ölmeyi yeğ tutanların alternatifidir. Bu ikinci yol, hayatı da dâhil olmak üzere her şeyini ortaya koyarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolasını kendisine şiar edip, “Tam Bağımsız Türkiye” için bitmemiş olan Anadolu ihtilali için savaşanların yoludur.
“Bugün, Gazi Mustafa Kemal’in yükselttiği “istiklali Tam Türkiye” bayrağı bu yolu olarak seçmiş olan sosyalist ve gerçek Kemalist Millî Kurtuluşçuların ellerinde dalgalanmaktadır.
“Evet, bütün Türkiyeli aydınlar, bu iki alternatiften birisini seçmek zorundadırlar.
“Birinci alternatifte, rahat bir yaşantı, bu düzenin nimetleri vardır.
“İkincisinde ise, çeşitli zorluklar, kan, işkence ve ölüm vardır.
“Biz, yurtsever kişiler olarak, ikinci yolu seçtik.
“Seçtiğimiz yol, Gazi Mustafa Kemal’in açtığı yoldur.
“O’nun başlattığı Anadolu ihtilalinin yoludur.
“Parolamız, “Ya İstiklal Ya ölüm!”
“Hedefimiz, “İstiklal-i Tam Türkiye”dir.” (agy., s. 115-117)
THKPC VE KEMALİZM SAVUNMASI - Mahir ÇAYAN
______________________________________________________________--
Gordügünüz gibi Mahir'de, Deniz'de Mustafa Kemal'in yolunda olduklarini bizzat itiraf etmektedirler. Hemde resmi olarak!
Simdi Dersim Zamani!
Dersim Olayin'da "Katliam" Diyerek Mustafa Kemal ve kahraman Türk ordusunu suclamak ve hedef gostermektedir'ler!
Dersim konusu bir sekilde su konuda >>>> Tarihe Iz Birakanlar - Mustafa Kemal Atatürk <<<< patlak verdi.
Roserin isimli uye'nin ''Dersim"den dem vurmasi uzerine Dersim'deki ayaklanan gerici fasist'lerin ve reislerinin gercek kimligini ortaya koyan bir "Ingiliz Belgeli" makale yayinlamistim. Simdi o güzel makale'den alintilar yapip bir kez daha gercekleri su yüzüne cikartacagim.
______________________________________________________________________________________
Gelelim Dersim meselesine
Dersim bir soykırım, bir katliam mıydı?.. Hayır, Dersim, Kürt ağalarının Şeyh Seyid Rıza önderliğinde, köleliğin, ırgatlığın dolayısıyla feodal düzenin sürmesi için Cumhuriyet rejimine başkaldırdığı bir isyandı
- Üstelik dış destekli hain bir isyandı!..
Belgesini mi soruyorsunuz, buyurun; isyanın liderinin 30 Temmuz 1937 tarihinde İngiliz Dışişleri Bakanı’na gönderdiği “Dersim Generali Seyid Rıza” imzalı mektubu okuyun:
- Üç milyon Kürt benim sesimden ekselanslarına sesleniyor ve
hükümetinizin manevi etkisinden Kürt halkını yararlandırmanızı istirham
ediyor
Bu mektubu 1987 yılında Londra Public Record ofisinde bizzat
ben buldum ve Nokta dergisinin 28 Haziran 1987 tarihli sayısına da
kapak oldu!.. İşte, Dersim toplantısının gülleri, önceden tasarlandığı
apaçık ortada olan, liderinin kendisine “general” rütbesi yakıştırdığı bu ihanet isyanına “soykırım” etiketi yapıştırıyorlar!..
Yoksa Prof. sıfatlı Mönch, “savaş suçlusu” ilan ettiği kişinin 1930’larda Hitler rejiminden kaçan bilim adamlarına kucak açtığını bilmez mi?.. Soykırım diye yırtınan Hilda Çoboyan, Atatürk’ü hem de o yıllarda bizzat Yunanistan Başbakanı Venizelos’un “Nobel Barış ödülüne”aday
gösterdiğinden habersiz olabilir mi?..
Peki, en alçakça yalanları Avrupa Parlamentosu salonlarından dünyaya haykıran Songül, Aysel,
Şerafettin üçlüsü Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yılında UNESCO tarafından olağanüstü bir devrimci, dünya barışının öncüsü, insanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen eşsiz devlet adamı ilan edildiğini bilmeyecek kadar cahil olabilirler mi?..
- Yoksa insan vasıfları mı yetersiz?..
Ümit Zileli - Cumhuriyet
____________________________________________________________________________
Yine acik bir sekilde gorüldügü gibi 'Dersim Katliami'adi altinda insanlara zorla olmayan bir seyi inandirmaya calisiyorlar, yasanmamis bir dram'in savunucusu/avukati yapmaya calisiyorlar. Bunu soyleyen sadece sanal alemdeki (internet'deki) insan'lar degil, Avrupa Birligi ulkelerinin icin'de konferanslar verip Türkleri asagiliyan DTP'lilerdir. (Hedef gostermiyorum, ancak bu bir gercek, inkar edemeyiz degilmi?)
Ve bir arkadasimiz >>>> Dersim katliamı, Resimler.. <<<< ad'li konu'da Dersim'den fotograf'lar yayimlamis.
Buyrun resimleri bir'de ben ekleyeyim.
Bu adam bes belli tutuklanmis. Peki resmin nerede cekildigi, ne zaman cekildigine iliskin bir tarih veya Dersim'de bir yerin adi varmi?
Yine aynisi. Farzedelim'ki bu resim'ler Dersim'de cekilmis. Peki, ayaklanan gerici-fasistlerin ayagina güllerlemi gideceklerdi? Elbet'te tutuklanacaktir bu hain isyancilar, elbet'te imha edilecekler, vatana ihanetin cezasi (Mustafa Kemal donemi) olüm'dür!
Burada insan'lar gorüyorum. Ancak bir tek askere rastlayamadim, yerde yatan adama rastlayamadim. Acaba siz gordüyseniz azcik zahmet edip isaretleyi verseniz nasil olur?
Bu resim'lemi ''soykirim'' "katliam" oldu diyorsunuz? Sadece gülerim ...
Isim, yer, tarih hic birsey belirtilmemis. Ayrica resim cok sahte duruyor. Zavalli adamin sag tarafin'da penbe'si renk var, yapim hatasi olabilirmi acaba?
Resimlerin'de ne oldugu acik'ca ortada'dir. üc bes resim yayinlayip belge diye yutturamazsiniz!
Hepimiz Türküz
Hepimiiz Kül Yutmaz Hocayiz!
Actigim konu'lar, makaleler vs.
Ugur Mumcu'dan ve diger Kemalist yazarlar'dan konu acip makale paylasmam her halde bardagi tasirdi. Kopma noktasina geldi. Cünkü devrimci Türk yazarlarini tanitmam, onlarin eserlerini eklemem birilerinin zoruna oldukca fazla gitmis'tir.
Helede "kürt-islam fasizmi" tezi üzerine gidince oyle saniyorum ki, iyice telaslanip bir an once kurtulmami istedi(ler).
Acik'ca tekrar ediyorum. Bu bir nevi fasizm'dir! Hem ozgürlük'ten bahsedip hemde insanlarin yazdigi her cümle icin ''hedef gosteriyorsun'' demek ne kadar demokrat'tir? Ne kadar ozgürlük'tür?
Kürt Sorunlularini ve sorunlularin getirdigi sorun'la ilgili bisuru yazip ekleyip "ulusal sorun"mus gibi gosterirken demokratsiniz, ben burada tam zittini soyledigim icin ya irkciyim, yada bilmem neyim!
Vicdanli olan herkese sesleniyorum. Eger bu güzel site'nin gelismesini istiyorsaniz, eger bu site'nin bir kac kisi'nin gorüsü ile hareket etmesini istemiyorsaniz, o zaman isyan edin! Hem diktatorlük'ten dem vururlar, hemde diktatorlügün en alasini yaparlar!
Yasasin tam bagimsiz ve gercek'ten demokratik NURHAK.ORG!
Saygilarimla ...
(Valla hedef gostermedim) ...
Ben daha once bu site'den hic bir gerekce verilmeyerek banlanan Revolution'im.
Nicin banlandigimi, kimin banladigini bilmiyorum. Aslina bakarsaniz banlanma sebebim var, ancak bu kisisel bir sebep, yani Nurhak.org Kurallari geregince uygulanmis bir ceza degil.
Cok net bir bicim'de anlasilan o ki, benim burada olmam bazi solcu gecinen ayni zaman'da sosyalist oldugunu iddia eden, bir veya iki belki uc yada dort -sayilar lazim degil- arkadasimizin canini oldukca sıkmıs. Cunki, ben onlar icin bir tehlikeydim, burada olmam demek onlarin empoze etmeye calistigi gercek olmayan olaylari ve insanlarin kimligini Nurhak.org uyelerine dayatmalarina engel olmam'dir. Benim burada olmam demek, onlarin dikta ettigi bu site'de bir bas kaldiri kivilcimi olmam demek'tir. "Onlar" dedigim icin yine sanacaklar'ki ''hedef gosteriyorum'' oysaki bu sadece bahane'dir, ''hedef gosteriyorsun'' diyerek kendileri gibi dusunmeyen insan'larin sesini kisip bos meydan'da borazanlarini otturmek istemektedir'ler.
Tipki "Ergenekon" operasyonun'da yapildigi gibi, sadece ama sadece, tutuklananlarin neredeyse hepsi (bazi isimler haric) Atatürkcü, ilerici insanlar'dir. Bugün Atatürkcü olmanin suc sayildigi bir Türkiye gorüyoruz. Once ''ulusalciligi''/milliyetciligi terorist listesine alip devrimci Türklerin sesini kismaya basladilar, daha sonra Milliyetcilik ayni zaman'da Atatürkcülügün/Kemalizmin bir ilkesi oldugu icin tümüyle birlik'te Atatürkcülügü ortadan kaldirmak istediler/istiyorlar.
Neden soyluyorum bunlari?
Bu site'de ayni sey soz konusu'dur. Meydani kendileri icin ayiran kisi veya kisiler muhalefete dayanamamaktadir ve elindeki/ellerindeki otorite'yi bilinci bir sekilde yanlis kullanmaktadirlar.
Yazima link'ler vererek devam edecegim, ayni zaman'da baslik'lar halinde degerlendirmeler'de bulunacagim.
Denizleri, Mahirleri Bu Site'de Kendisi/Kendileri Gibi Yapmak Icin Kullaniyorlar.
Sürgün'ün >>>>>> DEVRİM ŞEHİTLERİNİ ANMAKTAN NE ANLAMALIYIZ ? <<<<<<<< actigi konu'da Denizleri Mahirleri anlasilan o ki zorla komünist bir devrim icin cabaladiklarini anlatmaya calismis. En azin'dan yayinladigi makalede bunu gorüyoruz. Bunun aksina ben, bizzat Deniz ve Mahir'in belgesiyle birlik'te Atatürkcü bir cizgide olduklarini gosteren roportaj (Denizin) ve mahkeme savunmasi (Mahirin) yayinladim.
Dogal olani bekliyordum, o da oldu. Hemen ardin'dan Sürgün benim "Devrimcileri Kemalizm ile bagdastirdigimi" soyleyip sucladi. Oysaki ben degil konusan Deniz ve Mahirlerin ta kendisiydi.
Bu gelisme Sürgün'ü belliki rahatsiz etmis. Siz degerli Nurhak.org üyelerinin gercekleri gormesini istemememis cünkü gercekleri gordügünüz takdir'de Denizin'de Mahirin'de kim oldugunu daha iyi tanimaniz anlamina gelmektedir. Deniz ve Mahiri bir arac olarak kullanip kendileri gibi kürtcü yapmak istenilmektedir. Tipki Tayyip Erdogan'in demokrasi'nin bir amac degil arac olacagini soyledigi gibi, bunlarin tek farki arac olduklarini soylememektedirler cünkü soyledikleri andan itibaren maskelerinin düsecegini cok ama cok iyi bilmektedirler.
Simdi yukardaki verdigim link'ten bir kac alinti alip bu basligi noktalamak istiyorum.
_____________________________________________________________
- Bazı çevreler bu görüşleri, “devrim yobazlığı”
sayıyorlar. Bu sence nasıl açıklanabilir?
- Devrimcilik demek halk dalkavukluğu demek değildir.
Her şeyden önce devrimcilerin görevi halkın önünde gitmek, halkın
gerçek özlemleri için mücadele etmektir. Halk için düzen değişikliği
isteyen gençliğe halk karşıdır gibi saçma bir iddiayla Kanlı Pazarları
görmezlikten gelen ve gerçek devrimciyi yobazlıkla suçlamaya kalkışan
tatlısu devrimciliğine özenmiş politikacı, aslında tutucu güçler koalisyonunun
usta propagandalarının esiri olmaktadır. Politikacı, “halk kızar”
diye, halk düşmanlarının uşaklığını yapmaktadır. Değirmenköy, Elmalı,
Göllüce köyleri, davalarını desteklediğimiz bu topraksız köylüler
bize hiç kızmadı, aksine gençliği bağrına bastı. Demir Döküm işçileri
de öyle yaptı. Devrimci gençliği halkçı görünüp, egemen sınıflara
göz kırpan tatlısu devrimcisi politikacı anlamaz ama işçi ve köylü
anlar. Devrimci gençlik de onlara dalkavukluk etmez, gerçek kurtuluş
yolunda onlarla birlikte mücadele eder. Hem egemen sınıflara göz kırpan
oy goygoyculuğu, hem devrimcilik olmaz. Bugün bizi devrim yobazı olarak
nitelendiren birkaç CHP yöneticisi Ortanın Solu tabanını temsil etmemektedir.
Anti-Kemalist karşı devrimcilerin yanında yer alan bu birkaç yöneticiyle
ortak bir mücadele söz konusu değildir. Fakat şuna inanıyoruz ki,
tam bağımsızlık isteyen dürüst Ortanın Solu tabanı Kemalist bir Türkiye’nin
kurulması için bizimle birlikte mücadele edecektir.”
(Deniz Gezmis Roportaj, Devrim Gazetesi - 23 Aralık. 1969 -sayı: 10 - sayfa: 2-7)
_____________________________________________________________
“(…) Kemalizm, emperyalist boyunduruk altında olan yarısömürge ülkelerin devrimci milliyetçilerinin bir kurtuluş bayrağıdır.Kemalizm’e ruh veren, onu yaşatan, Milli Kurtuluşçuluğun (yani, antiemperyalist ve antifeodal) tavır alışıdır.” (agy., s. 130)
“Kemalizm soldur, Milli Kurtuluşçuluktur, emperyalizme karşı bu zümrenin isyan bayrağıdır.
“Milli Kurtuluşçu bir tutum yansıtması açısından bizler sapına kadar Atatürkçüyüz. Onun Milli Kurtuluşçuluk bayrağını, hayatımız da dahil, her şeyimizi ortaya koyarak biz dalgalandırıyoruz.” (agy., s. 131)
“2. Alternatif:
“Ya da;
“Gelelim
ikinci alternatife: Bu alternatif, 20’nci Yüzyılın ikinci yarısı da
dahil olmak üzere, her tarihî dönemde, ulusun tam bağımsız olarak
yaşayabileceğine inananların, emperyalist boyunduruk altında
yaşamaktansa ölmeyi yeğ tutanların alternatifidir. Bu ikinci yol, hayatı da dâhil olmak üzere her şeyini ortaya koyarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolasını kendisine şiar edip, “Tam Bağımsız Türkiye” için bitmemiş olan Anadolu ihtilali için savaşanların yoludur.
“Bugün, Gazi Mustafa Kemal’in yükselttiği “istiklali Tam Türkiye” bayrağı bu yolu olarak seçmiş olan sosyalist ve gerçek Kemalist Millî Kurtuluşçuların ellerinde dalgalanmaktadır.
“Evet, bütün Türkiyeli aydınlar, bu iki alternatiften birisini seçmek zorundadırlar.
“Birinci alternatifte, rahat bir yaşantı, bu düzenin nimetleri vardır.
“İkincisinde ise, çeşitli zorluklar, kan, işkence ve ölüm vardır.
“Biz, yurtsever kişiler olarak, ikinci yolu seçtik.
“Seçtiğimiz yol, Gazi Mustafa Kemal’in açtığı yoldur.
“O’nun başlattığı Anadolu ihtilalinin yoludur.
“Parolamız, “Ya İstiklal Ya ölüm!”
“Hedefimiz, “İstiklal-i Tam Türkiye”dir.” (agy., s. 115-117)
THKPC VE KEMALİZM SAVUNMASI - Mahir ÇAYAN
______________________________________________________________--
Gordügünüz gibi Mahir'de, Deniz'de Mustafa Kemal'in yolunda olduklarini bizzat itiraf etmektedirler. Hemde resmi olarak!
Simdi Dersim Zamani!
Dersim Olayin'da "Katliam" Diyerek Mustafa Kemal ve kahraman Türk ordusunu suclamak ve hedef gostermektedir'ler!
Dersim konusu bir sekilde su konuda >>>> Tarihe Iz Birakanlar - Mustafa Kemal Atatürk <<<< patlak verdi.
Roserin isimli uye'nin ''Dersim"den dem vurmasi uzerine Dersim'deki ayaklanan gerici fasist'lerin ve reislerinin gercek kimligini ortaya koyan bir "Ingiliz Belgeli" makale yayinlamistim. Simdi o güzel makale'den alintilar yapip bir kez daha gercekleri su yüzüne cikartacagim.
______________________________________________________________________________________
Gelelim Dersim meselesine
Dersim bir soykırım, bir katliam mıydı?.. Hayır, Dersim, Kürt ağalarının Şeyh Seyid Rıza önderliğinde, köleliğin, ırgatlığın dolayısıyla feodal düzenin sürmesi için Cumhuriyet rejimine başkaldırdığı bir isyandı
- Üstelik dış destekli hain bir isyandı!..
Belgesini mi soruyorsunuz, buyurun; isyanın liderinin 30 Temmuz 1937 tarihinde İngiliz Dışişleri Bakanı’na gönderdiği “Dersim Generali Seyid Rıza” imzalı mektubu okuyun:
- Üç milyon Kürt benim sesimden ekselanslarına sesleniyor ve
hükümetinizin manevi etkisinden Kürt halkını yararlandırmanızı istirham
ediyor
Bu mektubu 1987 yılında Londra Public Record ofisinde bizzat
ben buldum ve Nokta dergisinin 28 Haziran 1987 tarihli sayısına da
kapak oldu!.. İşte, Dersim toplantısının gülleri, önceden tasarlandığı
apaçık ortada olan, liderinin kendisine “general” rütbesi yakıştırdığı bu ihanet isyanına “soykırım” etiketi yapıştırıyorlar!..
Yoksa Prof. sıfatlı Mönch, “savaş suçlusu” ilan ettiği kişinin 1930’larda Hitler rejiminden kaçan bilim adamlarına kucak açtığını bilmez mi?.. Soykırım diye yırtınan Hilda Çoboyan, Atatürk’ü hem de o yıllarda bizzat Yunanistan Başbakanı Venizelos’un “Nobel Barış ödülüne”aday
gösterdiğinden habersiz olabilir mi?..
Peki, en alçakça yalanları Avrupa Parlamentosu salonlarından dünyaya haykıran Songül, Aysel,
Şerafettin üçlüsü Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yılında UNESCO tarafından olağanüstü bir devrimci, dünya barışının öncüsü, insanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen eşsiz devlet adamı ilan edildiğini bilmeyecek kadar cahil olabilirler mi?..
- Yoksa insan vasıfları mı yetersiz?..
Ümit Zileli - Cumhuriyet
____________________________________________________________________________
Yine acik bir sekilde gorüldügü gibi 'Dersim Katliami'adi altinda insanlara zorla olmayan bir seyi inandirmaya calisiyorlar, yasanmamis bir dram'in savunucusu/avukati yapmaya calisiyorlar. Bunu soyleyen sadece sanal alemdeki (internet'deki) insan'lar degil, Avrupa Birligi ulkelerinin icin'de konferanslar verip Türkleri asagiliyan DTP'lilerdir. (Hedef gostermiyorum, ancak bu bir gercek, inkar edemeyiz degilmi?)
Ve bir arkadasimiz >>>> Dersim katliamı, Resimler.. <<<< ad'li konu'da Dersim'den fotograf'lar yayimlamis.
Buyrun resimleri bir'de ben ekleyeyim.
Bu adam bes belli tutuklanmis. Peki resmin nerede cekildigi, ne zaman cekildigine iliskin bir tarih veya Dersim'de bir yerin adi varmi?
Yine aynisi. Farzedelim'ki bu resim'ler Dersim'de cekilmis. Peki, ayaklanan gerici-fasistlerin ayagina güllerlemi gideceklerdi? Elbet'te tutuklanacaktir bu hain isyancilar, elbet'te imha edilecekler, vatana ihanetin cezasi (Mustafa Kemal donemi) olüm'dür!
Burada insan'lar gorüyorum. Ancak bir tek askere rastlayamadim, yerde yatan adama rastlayamadim. Acaba siz gordüyseniz azcik zahmet edip isaretleyi verseniz nasil olur?
Bu resim'lemi ''soykirim'' "katliam" oldu diyorsunuz? Sadece gülerim ...
Isim, yer, tarih hic birsey belirtilmemis. Ayrica resim cok sahte duruyor. Zavalli adamin sag tarafin'da penbe'si renk var, yapim hatasi olabilirmi acaba?
Resimlerin'de ne oldugu acik'ca ortada'dir. üc bes resim yayinlayip belge diye yutturamazsiniz!
Hepimiz Türküz
Hepimiiz Kül Yutmaz Hocayiz!
Actigim konu'lar, makaleler vs.
Ugur Mumcu'dan ve diger Kemalist yazarlar'dan konu acip makale paylasmam her halde bardagi tasirdi. Kopma noktasina geldi. Cünkü devrimci Türk yazarlarini tanitmam, onlarin eserlerini eklemem birilerinin zoruna oldukca fazla gitmis'tir.
Helede "kürt-islam fasizmi" tezi üzerine gidince oyle saniyorum ki, iyice telaslanip bir an once kurtulmami istedi(ler).
Acik'ca tekrar ediyorum. Bu bir nevi fasizm'dir! Hem ozgürlük'ten bahsedip hemde insanlarin yazdigi her cümle icin ''hedef gosteriyorsun'' demek ne kadar demokrat'tir? Ne kadar ozgürlük'tür?
Kürt Sorunlularini ve sorunlularin getirdigi sorun'la ilgili bisuru yazip ekleyip "ulusal sorun"mus gibi gosterirken demokratsiniz, ben burada tam zittini soyledigim icin ya irkciyim, yada bilmem neyim!
Vicdanli olan herkese sesleniyorum. Eger bu güzel site'nin gelismesini istiyorsaniz, eger bu site'nin bir kac kisi'nin gorüsü ile hareket etmesini istemiyorsaniz, o zaman isyan edin! Hem diktatorlük'ten dem vururlar, hemde diktatorlügün en alasini yaparlar!
Yasasin tam bagimsiz ve gercek'ten demokratik NURHAK.ORG!
Saygilarimla ...
(Valla hedef gostermedim) ...
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...
Portal
Giriş yap








Anahtar Kelime | Tags:


