1
kadınlarımız Bir 18/1/2009, 03:43
toprak öyle bitip tükenmez,dağlar öyle uzakta, sanki gidenler hiç bir zaman, hiçbir menzile erişmiyecekti. kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle ve onlar ayın altında dönen ilk tekerlekti. ayın altında öküzler başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi ufacık kısacıklar ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında ve ayakları altından akan toprak,toprak, ve topraktı. gece aydınlık ve sıcak ve kağnılarda tahta yataklarında koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı. ve kadınlar bir birinden gizliyerek bakıyorlardı ayın altında geçmiş kafilelerdn kalan öküz ve tekerlek ölülerine. ve kadınlar bizim kadınlarımız: korkunç ve mübarek elleri ince,küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız yarimiz ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız ve ekinde,tütünde, odunda ve pazardaki ve kara sabana koşulan ve ağıllarda ışıltısında yere saplı bıçakların oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan kadınlar, bizim kadınlarımız şimdi ayın altında kağnıların ve hartuçların peşinde harman yerine kehribar başlı sap çeker gibi aynı yürek ferahlığı, aynı yorgun alışkanlık içindeydiler. ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde ince boyunlu çocuklar uyuyordu. ve ayın altında kağnılar yürüyordu akşehir üzerinden afyona doğru.
NAZIM HİKMET
NAZIM HİKMET
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...
Portal
Giriş yap








Anahtar Kelime | Tags:


