1
başka kapı yokki Bir 24/7/2008, 11:32
| Bu genel bir mülahazadır. İbrahim Ethem’de aynı nağmeyi seslendiriyor: “Hecertü’l-halka turran fi hevâke/ Ve eytemtü’l- iyâle li key erâke/ Velev katta’tenî fi’l-hubbi irben/ Lemâ hanne’l- füâdü ilâ sivâke.// Tecavez an daîfin kad etâke/ Ve câe râciyen yercû nidâke/ Ve in yekü ya müheyminu kad asâke/ Fe lem yescüd lima’budin sivâke. // İlahî abdüke’l- âsi etâke/ Mukırran bi’z-zünubi ve kad deâke/ Fein tağfir fe ente ehlün lizâke/ Fein tadrud femen yerham sivâke. - Allahım, Senin uğruna herşeyi terkettim, Cemâlini görmek için çoluk-çocuğu yetim bıraktım, Aşkınla beni parça parça etsen de, şu kalbim Senden başkasına meyl etmeyecektir. Eşiğine gelmiş bu dilenciyi hoşgör. Hoşgör ki, o Senin davetinden ümitlenip Sana koşmuştur. Ey her şeyi bilen, herşeyden haberi olan Müheymin, kulun günahlara batmıştır, batmıştır ama Senden başkasına da secde etmemiştir. İşte, asi kulun kapına geldi, günahlarını itiraf edip yalnız Sana iltica ediyor. Onu affedecek yalnızca Sensin; affetmez de kapından kovarsan, Senden başka kim var ki ona merhamet etsin.” Evet, “Her ne kadar hayatım sana isyanla geçmişse de Senden başka mabuda secde etmedim” diyor. İşte bu duygu, nezd-i uluhiyette hora geçen bir duygudur. Bu duyguda bir mahviyet vardır; ma’siyeti kabul vardır. Şahsı adına yaptığı en küçük inhirafları çok büyük ve mahvedici olarak görme vardır. Fakat aynı zamanda Allah’ın rahmetinin enginliğine sığınma da vardır. | |
Özgürlüğün Sesi... Sizin Sesiniz...Özgürce...
Portal
Giriş yap








Anahtar Kelime | Tags:


